| Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Hakkında Yazılamayanlar |
|
|
| 15.06.2009 | |
![]() A. Raif Öztürk Nasıl kabartmasın ki? Bizler; Türkiye'mizin vatandaşı olan Kürt kardeşlerimize, Türkçemizi 80 küsur yılda öğretememişken, sadece 10 küsur yıl içinde, neredeyse dünyanın tüm ülkelerine Türkçemizi sevdiren ve öğreten, bülbül gibi konuşturan gönüllü ve fedakâr öğretmenlerimiz var… Bu yabancı gençler sadece Türkçe konuşsalar, hani 'bir derece' diyen çıkabilir. Artı olarak; kültürümüzü süsleyen şarkılarımızı, türkülerimizi, marşlarımızı, ezgilerimizi ve ilâhilerimizi, birçoğumuzdan çok daha iyi ve candan söylüyorlar. Kolbastımızdan tutun da birçok oyun ve danslarımızı harika bir şekilde beceriyorlar ve şiirlerimizi bizden daha içtenlikle okuyorlar. Şarkı ve türkülerimizden: Gül pembe, Mihriban, zeytinyağlı yiyemem, yetiş ya Muhammed yetiş ya Ali, aldım başımı gidiyorum, … ve daha neler neler… Sıra gecelerimizi, kına gecelerimizi, sema gösterilerimizi, fıkralarımızı, Karagöz-Hacivat oyunumuzu, inanılmaz başarılarla sergiliyorlar… Şimdi soruyorum: Acaba 80 küsur yılda, Türkiye'mizin vatandaşı olan Kürt kardeşlerimize, Türkçemizi öğretemeyen bizler mi çok beceriksiz ve kabiliyetsiziz? Yoksa, Afrika'nın en ücra köşelerindeki ve diğer 115 ülkedeki o minikler ve gençler mi çok becerikli ve çok kabiliyetli?... Yok yok böyle olmadı galiba! En iyisi, o ülkelerdeki Türk okullarında, çok büyük fedakârlıklarla hizmet veren saygıdeğer öğretmenlerimizi ve yöneticilerimizi ayakta alkışlayalım ayakta… Ta ki onlar; bu başarılarını dünyanın 200 küsur ülkesinde de tüm gençlere taşısınlar. Bizler de; Türkiye'mizdeki okullarımızda, başörtülü öğretmen ve öğrenci kovalamaya (!) devam edelim!!! Bu ayıp bizlere (!) yeter… * * * Çok merak ediyorum: Acaba bizler tüm Türkiye olarak, "ne zaman aklımızı başımıza alacağız? Hâlâ süregelen bu yanlışlıklara ne zaman DUR diyeceğiz?..." Bu konuda söylenecek ve konuşulacak çok şey var. En iyisi biz şimdilik susalım, Türk okullarındaki fedakâr öğretmenlerimizin yetiştirdikleri yabancı gençler, söyleyeceklerini söylediler zaten… Anlaması gerekenler de anladıysa, ne mutlu hepimize… |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




