|
Yargısız İnfazın İzahı Olmaz |
|
|
|
27.04.2009 |
 Ekrem Dumanlı Geçen hafta bu köşede isim vermeden bir eleştiri yapmıştım. Bir TV kanalında Fethullah Gülen'in akılalmaz suçlamalarla gündeme getirildiğini, sekiz sene süren ve beraat kararıyla biten davayı yok sayarak savcıların göreve çağrıldığını, bunun adının medyatik linç olduğunu ifade etmiştim. Mesele kişiselleşmesin diye isim vermemiş, prensip sorgulaması yapmış, ihbarcılık ile habercilik arasındaki farkı vurgulamıştım.
Yazıma öfkelenip veryansın eden birisi çıktı ortaya ve cemaat adını verdiği yapıya mesajlar vermeye, yol göstermeye (!) çalıştı. Güya cemaat diyalog yapıyormuş da ben o diyalog sürecine zarar veriyormuşum. Bu mudur yargıdaki beraate rağmen yaptığınız infaz çalışmasının izahı? Üstelik yazdıklarınız ihbarcılık ile habercilik arasındaki fark üzerine söylediklerimi ispat ediyor. Tam da demek istediğim buydu; habercilik yapalım, ihbarcılık yapmayalım diyordum. Hâlbuki bazı internet sitelerinin minnacık odalarına sıkışmış birileri bunu sürekli yapıyor ve toplumun saygı gösterdiği kişilere (en başta da Fethullah Gülen'e) "olağan şüpheli" muamelesi yapıyor. Hangi vicdan buna razı olur? "Biz hakaret edelim, suçlayalım, aşağılayalım; siz sesinizi çıkarmayın" demek "Gelin diyalog kuralım" demek değildir. İnsanlara bu kadar saf muamelesi yaparsanız daha büyük tepkilere de hazır olmanız gerekir. Zira, ma'şeri vicdanın kabullenmediği bir davranış biçimini hiçbir ambalaj sevimli hale getiremez.
|
|
Son Güncelleme ( 27.04.2009 )
|